Selülit için Doğru Çözümler

Selülit için Doğru Çözümler

Doğru ve akıllı çözümlere yöneldiğiniz taktirde selülitleri sorun olmaktan çıkarabilirsiniz.
Selülit oluşumunu yavaşlatmak veya azaltmak amacıyla kullanılan kremlerin en etkilileri, içinde metilksantin, kafain, alfa lipoik asit, peptitler, yeşil çay, nar özleri, zeytinyağı, gingkobiloba ile polifenolleri içerenler.
Her 10 kadından üçünün problemi olan selülit plaj mevsiminin açılmasına az kala karşımıza çıkıyor.

AZALTMAYA odaklanın.

İşe yaramayan selülit yöntemlerini bırakın. Doğru çözümlere odaklanmasınız. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu “Derin Güzellik” adlı kitabında şu önerilerde bulunuyor: “Selülitin tedavisi yok ama önlenmesi, yavaşlatılması, en azından azaltılması mümkün gibi görünüyor. Bunun için öncelikle beslenme tarzını değiştirerek yola çıkmak gerekiyor. Sık ve az yemek, yağ-şeker-tuz tüketimini en aza indirmek, alkol ve sigaraya veda etmek, yağ seçiminde zeytinyağına ağırlık vermek, daha çok balık tüketmek, bol bol sebze ve meyve tüketmek, baklagilleri ve tahılları ihmal etmemek, çaya, kahveye, kolaya veda edip, yeşil çay ve diğer bitkisel çaylara yönelmek atılması gereken ilk adımlar.” Pürüzsüz ve duru bir cilt istiyorsanız, cildinize daha çok su kazandırmalı, onu bir yağ torbası olmaktan korumalı, Glukozaminoglikan (GAG) adı verilen maddelerin miktarını artırmalı, kollajen ve elastin iskeletini yoğunlaştırmalısınız. Selülitin oluştuğu hücrede bağ dokusu hasarını onarmak için dışarıdan sürülen kremlerden veya ağız yoluyla alınan besin desteklerinden de yararlanmanız mümkün.

ANTİ-SELÜLİT YİYECEKLER

Selülit, kolajen ve konektif (bağ) dokunun parçalanmasıyla meydana geliyor. Bu dokular yıkılırsa yağ dokusu ön plana çıkıyor ve görünür hale geliyor. Eğer kolajen yıkımı sizin için selülit sebebi ise bu yıkıma bir dur demeniz gerekiyor. Kadıköy Şifa Ataşehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Seda Bahtiyar Tatay, bu yıkımı durdurucu veya yavaşlatıcı gıdaları anlattı. 

KOLAJEN YAPICI BESİNLER
Soya: Östrojenin yaptığı işlerden bir tanesi de spesifik olarak kolajen yıkmak. Soya, içerdiği fitoöstrojenle östrojeninin görevini taklit ederek östrojen hücre reseptörlerine bağlanıyor ve kolajenin yıkılmasını engelliyor 
Bioflavonoidler: Bu grup, kolejeni yıkan iki enzimi bloke ediyor. Toz kakao, kırmızı şarap, üzüm suyu, üzüm çekirdeği ekstresi, üzüm kabuğu gibi proanthocyanidin’lerden zengin gıdalar bu iki enzimi bloke ederek yıkımı da önlemiş oluyor. Kolajen yıkımını önlerken aynı zamanda kolajen ve yeni bağ doku yapımına da destek olmamız gerekiyor. Bazı besin maddeleri de bu konuda etkinlik gösteriyor.
C vitamini: Çok kuvvetli bir antioksidan olan C vitamini, aynı zamanda güçlü bir kolajen yapıcı. C vitamininden zengin turunçgiller, çilek, brokoli, karnabahar, yeşilbiber gibi sebze ve meyveler de kolajen yapımında önemli rol oynuyor.
Jelatin: Jelatin özellikle üç aminoasit açısından çok zengin bir içeriğe sahip.Bunlar; proline, hidroksiprolin, glisin. Hidrolize edilmiş jelatin (beslenme desteği olarak bulunabilir) içerisindeki oligipeptid’ler sayesinde kolajen sentezine destek oluyor. 

SPOR=DETOKS

Ne kadar çok hareket ederseniz o ölçüde sağlıklı olursunuz. Sağlıklı beslenme ve diyet uzmanı Nil Şahin Gürhan, hareketi “Kendi başına bir detokstur” diye açıklıyor. Baharın gelmesiyle havaların ısınmasını da fırsat bilip, açık havada en az yarım saatlik orta tempoda yürüyüşler yapın. Gün içinde yaşamınızın elverdiği ölçüde olabilecek en yüksek seviyede hareket etmeye çalışın. Her gün öğle saatlerinde güneş görecek şekilde, 10 ile 30 dakika arasında açık havada orta tempo yürüyüş yapmak ayrıca D vitamini eksikliğine de meydan vermemiş oluyor. Unutmayın, D vitamini, kemikleriniz ve metabolizmanız için çok önemli bir vitamin.

En iyi kaynağı da güneş.


VİTAMİN FAZLASINA DİKKAT

Vitamin haplarının gereğinde fazla alınması, aralarında kanserin de bulunduğu çeşitli hastalıklara neden olabilir. Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yeltekin Demirel, fazladan alınan her vitaminin vücuda ciddi düzeyde zarar verebileceğinin altını çiziyor:”Mevsim geçişlerinde vitamin takviyesi yapılması gerekiyor. Ama önemli düzeyde vitamin eksiği olmayanlar ilaç yerine mevsim sebze-meyvelerini yemeli. Tabii her şeyden önemlisi dengeli beslemek. Yağ, protein ve karbonhidrat dengeli alınırsa vitamin açısından bir sorun yaşanmıyor. Yani kişiler ilaç yerine yiyeceklerle vitamin eksiğini karşılamalı, mantıklı olan budur.” 
Kaynak: Formsante 112413 Mayıs